aralık 2011 çiçeklerimden
6 aralık-2011
bozyazıya geleli 11 sene bitti.
Aralık ayına kadar hiç kalmamıştım.
bu ay güllerim.sardunyalarım bambaşka güzel…
bugün bahçemden güller ve
koyu pembe japon gülü fotoğrafları çektim..
—
—
22 KASIM 1997
bugün 6 kasım 2011
bugün-5 KASIM-2011
[gallery link="file" columns="4
BU SABAH.SEVGİLERİMLEEEEEEEE
This slideshow requires JavaScript.
This slideshow requires JavaScript.
objektiffoto sergi gününden.
ne mutlu bana.
bugün evde temizlik yaptım..
bahçemden bir iki çiçek topladım..
büyük bir zevkle..evimi süsledim..
bir de fotoğraflarını çektim..
ihtiyarladığım zaman bu fotoğraflarla avunurum…
bayramımız kutlu olsun…
B E K İ R C O Ş K U N yazmış. kopyaladım..
Battaniye… – Bekir Coşkun25 Ekim 2011 Salı, 12:46 tarihinde Dogan Kemanci tarafından eklendi
O battaniye…
Evi yıkılmış, soğukta sokakta kalmış bir Kürt çocuğa, batıdaki Türk annenin koşturarak gönderdiği battaniye…
Her şeyin üstünde…
Her şeyden önemli…
Her şeyden anlamlı…
*
“Yeni anayasa” diyordunuz…
Onun yerine koyun battaniyeyi…
Her şeye çaredir…
Olasıdır ki birbirinizi yiyeceğiniz “yeni anayasanın” maddeleri, ilmek ilmek o battaniyededir:
Ortak duygular…
Ortak yazgı…
Ortak sevinç…
Ortak gözyaşı…
*
Ya da Meclis’te yapılacak “genel görüşme” diyelim..
Bölücü terörü, Türk-Kürt meselesini, sorunun nasıl çözülebileceğini, ne yapılması gerektiğini, Türkiye’nin başına ne geldiğini konuşacaklar, belki elli saat…
O battaniyeyi götürün…
Koyun kürsüye…
Anlatsın…
O gece İzmir’de, Edirne’de, Çanakkale’de, Kırklareli’nde, Afyon’da, Muğla’da, Trabzon’da, Antalya’da…
Ülkemizin dört bir yanındaki evlerde insanların uyumadıklarını, kötü haberler geldikçe dizlerine vurduklarını…
Van’da ağlayanlarla birlikte ağladıklarını…
Kürt anne ile birlikte canlarının yandığını…
Dinlesin Meclis battaniyeden…
*
Olmadı; çıkartın battaniyeyi televizyona…
Oturtun stüdyoya…
Kimse onun kadar anlatamaz…
Kameraya konuşsun…
Oraya çıkıp; ayrımcılığın, bölünmenin, parçalanmanın, düşmanlığın, terörün ve kanın simsarlığını yapan o koca çeneli soytarıya yanıt versin battaniye…
*
Gözleri dolu dolu annenin, yapacak hiçbir şeyi yoksa… Gücü o kadarına yetiyorsa… Çocuğunun üzerinden kaptığı gibi Van’daki anneye gönderdiği o battaniye…
Ülkenin bu ucundaki bir evin buram buram kokusu ile yetişip de vatanın öbür ucunda evi yıkılmış, sokakta kalmış ve üşüyen çocuğa sarılan…
Her şeyin üzerinde…
Her şeyden güçlü…
Her şeyden önde…
Her şeyden anlamlı o battaniye…







































































